Mesnevi’ye Giriş: Neyin Ayrılıktan Şikayeti

Ders: Tasavvuf
Konu: Mesneviye Giriş
Hoca: Mevlana

Mevlana Mesnevi’si bu on sekiz beyitle başlar:

Şu Ney’in sesini can kulağıyla dinle, o ayrılıktan şikayet etmektedir:

Ney, kendi dilinde der ki: Sazlıktan kesildiğimden beri, feryadımdan duygulu herkes inlemekte, ağlamaktadır.

Beni herkes anlayamaz, feryadımı duyamaz. Beni anlamak, duymak için ayrılık acısı çekmiş, gönlü yaralanmış, içli bir insan olmalı ki, acılarımı, dertlerimi anlasın.

Vatanından ayrı, uzak kalmış kişi, geçen mutlu zamanlarını arar, tekrar yaşamak ister, ayrıldığı sevgiliye tekrar kavuşmak ister.

Ben her mecliste, her toplulukta; inledim, ağladım, seslendim durdum. Ben huysuzla da huyluyla da düşüp kalktım.

Herkes, kendi anlayışına, zannına göre, dostumdu. Ama kimse benim gönlümdeki sırları araştırmadı, öğrenemedi.

Halbuki benim sırrım, feryadımdan uzak değildi. Fakat her gözde onu görecek nur, her kulakta, onu duyacak güç nerede.

Ten candan, can da tenden gizli değildir. Fakat kimseye canı görmek izni verilmemiştir.

Ney’in şu sesi, gönlü yakan bir ayrılık, bir aşk ateşidir. Kimde bu ateş yoksa, o, maddi varlığından kurtulsun, özgür olsun.

Ney’in sesindeki tesir, yakıcılık, onu içine düşen aşktandır. Hakikat şarabında bulunan, insanı mest eden hâl de aşk coşkunluğundandır.

Ney, sevgilisinden ayrılmış olanın arkadaşı, dostudur. Onun yakıcı sesi, bizim Hak’a kavuşmamıza engel olan perdemizi yırtmıştır.

Ney gibi bir zehri, panzehiri, ney gibi bir dostu, aşığı kim görmüştür?

Ney, kanlarla dolu bir yoldan, aşk yolundan bahsetmektedir. O, sevgi yüzünden çöllere düşen Mecnun’un aşk hikâyelerini anlatır.

Bize, hak yolunu gösteren gerçek aşkın mahremi, dostu, aklını yitirmiş aşıklardan başkası değildir. Konuşan dile, kulaktan gayri müşteri yoktur.

Gamlı geçen günlerimiz uzadı ve sonu gecikti. O günler, mutsuzluk acı ve ayrılık ateşleri ile arkadaş oldu, yandı gitti.

Günler geçip gidecekse varsın gitsin. Gam yeme, onlara de ki: “Geçin gidin! Sizin gidişinizden korkumuz yoktur. Ey mübarek, ey temiz  dost. Sen kal, sen ol.”

Hak aşkıları, muhabbet deryasını balıklarıdır. Onlar ayrılık suyuna kanmazlar, bu sebeple balıktan başka herkes suya kandı, nasibi olmayanın da günü uzadıkça uzadı.

Ruhen yükselmemiş, ham kalmış kişi, yetişkin, olgun kişinin halinden anlamaz. Öyle ise sözü kısa kesmek gerekir vesselam.

Çeviren: Şefik Can – Mesnevi Tercümesi – Ötüken Yay.
Sadeleştiren: Aydede